Monday, March 28, 2016

babannem ve



sevgili babannem dünyasını değişti, bir kaç yıldır duasını ettiği gibi, Allah aldı yanına, zaten dönüş hep O'na. 

erken çocukluğuma dair hatırladığım herşeyin içinde babannem var. dinlediğim masallar, öğrendiğim dualar, oyunlar, oyuncaklar, sandığından çıkan yüzyıllık fekat devasa çikolatalar, yolculuklar, köyler, koyunlar, kuzular, sabah soğuğunda sıcağına sığınmalar, eve gelen beyaz başörtülü teyzeler, sesli zikirler, her konuya özel duaları,  her hastalığa şifa göz merhemleri...


çok özleyeceğim..

27.03.2016


Dün akşam, “çocuğunuzla iletişiminizi güçlendirin”   workshopuna Byron Norton, dedelerimizle-ninelerimizle ilgili sorular sorarak başladı. Kendimize en yakın hissettiğimiz büyükanne-büyükbabamızı düşünmemizi istedi, ve bu hatıraların nasıl hissettirdiğini izlememizi…

Böylelikle salon birden genişledi, şimdi dört nesil beraberce oturuyorduk, dedeler-nineler, anneler-babalar, biz ve evlatlar…

Salon daha da genişleyebilirdi, çünkü  Byron birazdan, bir yerli kabilesindeki inanıştan bahsedecekti:   “bir insan kendinden önceki yedi neslin hayatını, kendi ömrünü ve kendinden sonraki yedi neslin hayatını yaşar”… Aklıma babaannemin gönlünü hoş ettiğimde bana ettiği “Hay yedi ceddine rahmet” duası geldi Byron konuşurken, babaannemi  düşündüğümde yüzüm hep güler.. 

26.09.2012

köklülük meselesi

aile kökleriyle kurulan bağın duygusal ve entelektüel olarak güçlendiren etkisiyle ilgili okumak için buyrun:

http://thedreamtribe.com/the-ancestor-effect-thinking-about-our-roots-boosts-intellect-and-confidence/





çizimler instagram nicki sanatcraft olan yetenekli ve güzel ruhlu ( tanımıyorum ama öyle hissediyorum) bir çizere ait.

içimizden bize seslenen büyüklerin o güven veren, cesaretlendiren sesleri, çoğu zaman en çok ihtiyaç duyduğumuz şey...