1. Yemek yemeyen çocukların annelerine, yemeği yogurtla karistirip yedirmeleri tavsiye edilir, cocukta sute benzeyen beyaz gidaya karsi icgudusel bir yonelim olduğu için..
2. Oyun terapisinde cocuklar, travmalarini canlandirdiklari oyunlardan sonra iyilesme surecinde besleme/beslenme oyunlarina geciyorlar. Oyun icinde iyilesmenin bir isareti olarak gorulebiliyor bu..
3. Tasavvufta rabita denilen bir sey var. Bir yerde yalnizliga cekilip seyhinin iki kasinin arasindan cikan nurun bir sut gibi kalbine dogru aktigini dusunerek yapiliyor, baska turlusu de vardir da benim anlatacagim sey, sutlu beslenmeli girizgahtan da anlasilacagi uzere bununla ilgili.
3. Tasavvufta rabita denilen bir sey var. Bir yerde yalnizliga cekilip seyhinin iki kasinin arasindan cikan nurun bir sut gibi kalbine dogru aktigini dusunerek yapiliyor, baska turlusu de vardir da benim anlatacagim sey, sutlu beslenmeli girizgahtan da anlasilacagi uzere bununla ilgili.
Saffet Murat Tura 'seyh ve arzu' kitabinda , 17. Yuzyilda Üsküp'de yasamis Asiye Hatun'un şeyhine mektuplarini analiz ediyor. Giristigi is aslinda acmazlari olan bir is hem zamansal hem mekansal olarak. Cunku bu analizi 21. Yuzyildan ve tasavvuf kulturunun de disindan yapiyor. Fakat yine de iyi cikarimlari var. Seyhin baba figuru olduğu ve babaya olan temayülün bir cesit transefrans yoluyla seyhe aktarildigi ve bu sekilde bir cozulmeye-iyilesmeye gidildigi ile ilgili..
Belki travmalardan sonra biz kocaman insanlar da iyilesme surecinde besleme-beslenme oyunlari oynuyoruzdur "İnsanı çözersin, çözersin, çözersin; çocuk çıkar." diyor ya Sezai Karakoç.. Rabıtada şeyhin iki kaşının arasından kalbe akan süt fikri aklıma Saffet Murat Tura'nın transferans çıkarımını getiriyor bu yüzden. Yani şeyhe sadece babayla ilgili değil, annneyle ilgili de bir aktarım yapılıyor olabilir.. Travmaların iyileşmesi sürecinde besleme-beslenme oyunlarının oynanması gibi, şeyhin kaşları arasından akan süt ile kişi besleniyor, iyileşiyor olabilir. Tasavvufa yakın biri bunu, Allah'ın kuluna sağladığı kendini iyileştirme enstrümanlarından biri olarak okuyabilir, http://purblog.blogspot.com/2010/07/ruyalarnzn-terapisti.html tasavvufa uzak biri de, şeyhin bu besleme ritüeliyle kişiyi sisteme daha çok bağladığı şeklinde de okuyabilir. ikisi de mümkün valla...
3 comments:
Tasavvuf sohbetlerinde bize derlerdi ki; şeyhiniz manevi babanızdır. Bedensel nesep gibi manevi nesep de vardır ve herkesin yolu bu yüzden farklıdır. Aktarım yaklaşımını sevdim. Bir makalede de gafleti = bastırma olarak tanımlamıştı bir terapist. Asiye Hatun'un mektuplarını talihsiz bir tarihçiden başkasının yorumladığını duymamıştım. Nitekim tüm kutsallığı Freud'a boğduğundan bahsediliyordu. Okunacak düşünülecek ne çok şey var...
http://www.kitapyurdu.com/kitap/default.asp?id=37872
a ben de bu kitabı görmemiştim hiç. mektuplardan ilk cemal kafadar bahsetmiş, "kim var imiş biz burada yok iken" kitabında, onu da okuyciim inşallah.
bastırma mekanizmasının gaflete benzetilmesi de ilginçmiş.. teşekkürler sirâr..
Post a Comment